Sepetim
Alternatifi kapat icon
DÜNYANIN ALIŞVERİŞ YAPARKEN İYİLEŞTİREN İLK SİTESİ DÜNYANIN ALIŞVERİŞ YAPARKEN İYİLEŞTİREN İLK SİTESİ
Flower of Life Lapis Lazuli, Pyrite Natural Stone Silver Bracelet
Flower of Life Lapis Lazuli, Pyrite Natural Stone Silver Bracelet
Flower of Life Lapis Lazuli, Pyrite Natural Stone Silver Bracelet
Flower of Life Lapis Lazuli, Pyrite Natural Stone Silver Bracelet
Flower of Life Lapis Lazuli, Pyrite Natural Stone Silver Bracelet

Dilek Koç

Yaşam Çiçeği Lapis Lazuli, Pirit Taşlı Gümüş Bilezik

175.00TL

Yaşam Çiçeği Değerli Taşlı Bilezik (Gümüş)

Lapis lazuli ve pirit doğal taşları ile yapılmıştır. Kolye ucu olan yaşam çiçeği 925 ayar gümüştür. Kolye ucuna bakır renk kaplama yapılmıştır.

YAŞAM ÇİÇEĞİNİN SIRRI

İç içe geçmiş çemberler ve onları çevreleyen büyük bir çemberden oluşan bir geometrik şekil, Yaşam Çiçeği olarak adlandırılıyor ve Tanrı’nın mührü olarak kabul ediliyor. Bu sembolün evrenin sırlarını barındırdığı düşünülüyor. Kutsal geometri deyince aklımıza gelen ilk form olan Yaşam Çiçeği, tüm yaşam formlarının içinde bulunuyor. Atomun yapısına baktığınızda Yaşam Çiçeği formunu görüyorsunuz. Bu geometrik şekil Mısır’dan Japonya’ya, Kanada’dan Norveç’e kadar dünyanın her yerinde aynı adla anılıyor. Dinsel bir tema değil, dinler üstü olarak görülüyor. Efes Harabeleri’nde yerlerde görünen bu şekle Osmanlı İmparatorluğu zamanında padişahların iç gömleklerinde koruyucu olarak rastlanıyor. Kutsal kitaplarda dünyanın yedi günde yaratıldığı söyleniyor; her bir gün bir küre ile ifade ediliyor. Bu iç içe geçmiş yedi küre ilk olarak yaşam tohumunu veriyor, sonra 19 küreye kadar devam ediyor ve onları bir bütün olarak içine alan 20’nci küre ile Yaşam Çiçeği meydana geliyor. En dış çember dahil, iç içe gecmis 20 cemberden olusur ve herseyin sirrini icinde sakladigina inanilir. Aslinin iki boyuta indirgenmis halidir.

Çiçek denmesi ise hayatın beş döngüsünü anlatıyor, hiç bitmeyen döngülerden bahsediyor. Bir hayat ağacını ele aldığınızda meyve toprağa düşer, ağaç olur, ağaçtan çiçek olur, çiçekten meyve olur, tekrar toprağa düşer, tekrar bu döngü başlar. Dolayısıyla bu form bir çiçekten öte hayatın bitmeyen döngülerini anlatıyor.

Drunvalo Melchizedek’in Yaşam Çiçeğinin Unutulmuş Sırrı I kitabından. Bütün evren bu kutsal küreden doğmuştur. Bu küre koşulsuz sevginin sembolüdür. Bizim DNA, RNA’mız bu holografik modelden türemiştir. Bizim hücrelerimizdeki en küçük atomik parçacığın modeli budur.

Lapis Lazuli

Lapis Lazuli, yüksek zihni harekete geçirmek ve yaratıcılığı arttırmak için güçlü bir kristaldir. Bilgi, doğruluk ve anlayış arzusunu harekete geçirir ve öğrenme sürecine yardımcı olur. Hafızayı geliştirdiği bilinmektedir. Ayrıca;

  1. Eski Mısır’da koruma amaçlı kullanılmıştır. Nazara karşı güçlü bir koruma sağladığına inanılıyor.
  2. Farkındalığı arttırır, kişisel gelişim yolunu açar.
  3. Duygusal olgunluğu arttırarak daha uyumlu ve daha şefkatli olmanıza yardımcı olur.
  4. Sakinleştirici etkisi vardır ve kullanıcıya huzur ve sükunet sağladığı biliniyor.
  5. Meditasyon sırasında kullanılırsa başka boyutlara köprü görevi gördüğü söylenir.
  6. Bedeni ve zihni güçlendirdiği, farkındalığı arttırdığı ve ruhun evrimini teşvik ettiği söylenir.
  7. Boğaz çakrasını açan ve dengelemede kullanılabilecek en iyi taşlardan biridir. Sözlü ifade yeteneğinin geliştirilmesine yardımcı olur.
  8. Hayal kırıklığı, ajitasyon ve öfke duygularını yatıştırır.
  9. Kendi düşüncelerinizi ifade edebilmenize ve olumsuz düşünceleri temizler, serbest bırakır ve hayata daha olumlu bir bakış açısı kazandırır.
  10. Üçüncü gözü açarak ve epifiz bezini aktive ederek psişik yetenekleri ve güçleri harekete geçirebilir.

Mısırlılar, lapis lazuli’yi toz haline getirip uykusuzluk ve ateşi önlemek için kullandılar. Simyacılar, yılan ısırıkları, dolaşım hastalıkları, hamilelik, göz rahatsızlıklarında kullandı. Romalılar, taşın güçlü bir afrodizyak olduğuna inanıyordu. Ayrıca;

  • Lapis lazuli, boğaz, gırtlak ve ses telleri için faydalıdır ve endokrin ve tiroid bezlerinin düzenlenmesine yardımcı olur. İşitme kaybı, kulak ve burun problemlerinde faydalı olduğu bilinmektedir.
  • Dolaşımı arttırır ve kalp ritmini düzenler. Baş dönmesini azaltır, kan basıncını düşürür ve uykusuzluğu giderdiği düşünülmektedir.
  • Güneş ışığında ısıtılan taşın morlukları azalttığı, cilt sorunlarına ve böcek ısırıklarına iyi geldiği bilinmektedir.
  • Adet düzensizliklerinden muzdarip kadınlar için faydalıdır ve krampları ve ağrıları hafifletir.
  • Migren ve baş ağrılarına karşı etkilidir. Sinir sistemi ve beyin bozukluklarına yardımcı olduğu bilinir ve dikkat eksikliği, otizm ve Asperger sendromu üzerinde olumlu etkileri olduğu söylenir.
  • Bağışıklık sistemini güçlendirir, kandaki iltihaplanmayı temizler. Depresyonu önler, solunum ve sinir sistemleri üzerinde yararlıdır ve organları, kemik iliğini, timus ve bağışıklık sistemini temizler.

Pirit taşı

Pirit taşı, sarı metalik parlaklığa sahip bir demir sülfürdür.

Pirit; Adını Yunanca “Ateş” anlamına gelen ‘Pyros’ kelimesinden alır. Bunun sebebi pirit sert bir zemine vurulduğunda ya da iki pirit parçası birbirine çarpıştırıldığında kıvılcım çıkartmaktadır. Pirit kullanımı çok eski çağlara kadar uzanır. Antik Romalılar ve Yunanlılar mücevher ve süs eşyası yapımında kullanmışlardır.

Pirit taşının tüm evrensel enerjiyi çektiğine ve insan vücudunun enerjilerini harekete geçirdiğine inanılır. Sağlık üzerindeki etkilerinin hızlı sonuç verdiği bilinmektedir. Ayrıca;

  • Soğuk algınlığı, grip ve diğer virüslerle, cilt hastalıklarıyla ve mantar enfeksiyonlarıyla mücadelede faydalı olduğu bilinmektedir ve yüksek derecede bulaşıcı hastalıkların tedavi sürecinde faydalı olabilir.
  • Pirit iltihabı ve ateşi azaltmaya yardımcı olabilir.
  • Ayrıca kanın oksijenlenmesini arttırır ve dolaşım, endokrin ve solunum sistemini güçlendirir.
  • Astım ve bronşit tedavisinde faydalı olduğu bilinmektedir.
  • Vücuda serbest radikallerin sebep olduğu hasarı azaltabilir ve önlenmesini sağlayabilir. Erkeklerde iktidarsızlığı ve kısırlığı tedavi edebilir.
  • Bu mineral vücudu elektromanyetik frekansların zararlarından ve bulaşıcı hastalıklardan korur.
  • DNA hasarını önlemeye ve onarmaya yardımcı olur.