Sepetim
Alternatifi kapat icon
DÜNYANIN ALIŞVERİŞ YAPARKEN İYİLEŞTİREN İLK SİTESİ DÜNYANIN ALIŞVERİŞ YAPARKEN İYİLEŞTİREN İLK SİTESİ

AN’DA OLABİLMEK, AN’DA KALABİLMEK… PEKİ NASIL?

Arrow Thin Left icon Arrow Thin Right icon
AN’DA OLABİLMEK, AN’DA KALABİLMEK… PEKİ NASIL?

Yazar: Dilek Koç

Instagram:@reikiegitim

An’da olabilmenin, an’da kalabilmenin şifanın başladığı yer olduğu su götürmez bir gerçek. Şu anı yaşayabilmek; geçmişte olanı tekrar tekrar yaşamamıza, kendimize yaşatmamıza veya gelecek kaygılarının zihnimizi ele geçirmesine izin vermeden… Bir farkındalık ve otokontrol gerektiren, bizi dengeye getirip orada tutan en sihirli kaynak aslında, akışta ve an’da olmak. Ruh-beden- zihin dengesini sağlayan veya dengeyi geri getiren; çakraların tam anlamıyla uyumlu çalışmasını sağlayan en önemli şifa kaynağımız…

Bazen olaylar, olgular ve kişilerle birlikte an’ın dışına sürüklenir; geçmişe veya geleceğe odaklanırız. Bunun da nasıl olduğunu fark edemeyiz veya tekrar nasıl an’a geleceğimizi bilemeyiz. Üzerinden saatler geçer ve aslında günün önemli kısmında kaygılarla veya geçmişte yaşanmış bir olayın ayrıntılarıyla boğuştuğumuzu sonradan fark ederiz.

Svagito R. Liebermeister’ın dediği gibi : Zihin ile gerçekliğin asla buluşmadığını söyleyebiliriz. Onlar iki ayrı boyutta yaşar; çünkü gerçeklik, yalnızca var olan an’dadır. Zihin ise geçmiş ve gelecekte yaşar.

Peki akışta ve an’da olmayı nasıl başaracağız; hem de zihnimiz bizi geçmişe veya geleceğe sürüklemeye devam etmekte sürekli ısrar ederken? Öncelikle bu konuda farkındalık içinde olmamız gerekir; otokontrolü devrede tuttukça, zihnin tuzaklarına daha az yakalandığınızı fark edersiniz. Geçmişteki bir olaya ya da gelecek kaygılarına tutunup kaldığınızı fark ettiğiniz anda, nefes en önemli kurtarıcınız ve dönüştürücünüz olur. O farkındalık anında, hemen 4 sayıda burundan nefes alıp 6 sayıda ağzınızdan nefes verin ve bunu birkaç kez tekrarlayın. Ruh halinizi hemen değiştirecek ve sizi an’a getirecek çok kolay ve etkili bir yöntemdir.

Bir diğer yol ise zihinden değil, bedenden yola çıkmaktır. Çok kambur oturduğunuzu, sürekli ayaklarınızı salladığınızı, dişlerinizi sıktığınızı veya bedeninizin gergin olduğunu fark ettiğinizde bilin ki an’dan uzaklaşmışsınız; kaygılar, düşünceler, endişeler fiziksel bedeninizi bile bu şekilde etkilemiş… Bedenimiz bu anlamda bize kolay fark edilen ipuçları ve bilgiler verir. Beden, burada bir kılavuz görevindedir. O an imkanınız varsa, 5-10 dakikalık bir zamanı kendinize hediye edip, yukarıda bahsettiğimiz nefesi uygulayarak kısa bir meditasyon yapabilirsiniz. İmkanınız yoksa sadece nefes tekniğiyle de kendinizi an’a davet edebilirsiniz. Birkaç güzel ve etkili olumlama cümlesi ile de titreşiminizi değiştirebilir, zihninizi sakinleştirebilirsiniz: Kendime ve hayatıma güveniyorum. Her şey benim hayrıma oluyor. Tamamen güvendeyim!

Zihnin ve bedenin dingin bir frekans yaşamasına ‘izin’ verin: Meditatif müzikler dinlemek, uzun süreli olmasa da biraz kendinize vakit ayırıp kısa meditasyonlar yapmak, el becerilerinize ve hobilerinize zaman ayırmak, keyif aldığınız şeyleri yapmak da sizi topraklayacak; şimdi’ye ve buraya gelmenizi sağlayacaktır.

Biraz otokontrol ve farkındalık ile, zihninizin geçmişe veya geleceğe yolculuk taleplerine boyun eğmemeye başladığınızı fark edeceksiniz. Zaman içinde, artık çok daha fazla an’da yaşayabildiğinizi göreceksiniz.

An’da sağlık, huzur ve dinginlikle; coşkuyla yaşamak dileğiyle! Ve öyle de oldu!

Yorum bırak